Cumhuriyetimizin 94. yaş günü tüm ulusumuzda büyük bir coşkuyla kutlandı. Belki de son zamanlarda hiç tanık olmadığımız bir hevesle, azim ve kararlılıkla kutlandı bu yıl Türkiye’mizin doğum günü. Sıradan bir gün değildi o. Niye var olduğunun bile şuurunda olmayan insanların aksine; akılla, mantıkla, her adımını tasarlayarak atan; kurduğu Cumhuriyetle, sadece bir devre değil, devirlere kapı aralayan Mustafa Kemal'in eliyle uyanan bilincin yıl dönümüydü o gün... Hissettiniz mi milletin Ata'sına susuzluğunu? Fark ettiniz mi, onu ne denli özlediğini? Gördünüz mü, onun yaşlısından gencine kadar herkesin içine nasıl işlediğini; ruhunun Atatürk’le ilmek ilmek nasıl dokunduğunu, duyabildiniz mi? Siz siz olun Türkiye'nin, Türk insanının fabrika ayarlarıyla oynamayın! Siz siz olun, bu milleti Ata’sıyla sınamayın! Ona insan olduğunu hatırlatan, uygarca yaşam hakkı sunan Ata'sını; kazanımlarını elinden almaya çalışanlara tercih yapmaya zorlamayın! Kaybeden siz olursunuz! Anladınız mı şimdi bu milleti Ata'sından ayırmaya kalkanların akıbetinin ne olacağını? Hala anlamadınızsa, açın Gençliğe Hitabını okuyun! Okuyun da, o asil kanda nasıl boğulacağınızı görün!